Haksız fiil durumlarında faiz uygulaması, Türk hukuk sisteminde önemli bir yere sahiptir. Haksız fiil sonucu meydana gelen zararın tazmini, zarar görenin haklarını korumak adına belirli yasal düzenlemelere tabidir. Bu bağlamda, zarar doğduğunda nasıl bir süreç izleneceği ve faiz uygulamasının ne zaman başlayacağı, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde kritik bir rol oynamaktadır. Zarar görenin haklarını korurken, sorumluluğu üstlenen tarafın yükümlülükleri de bu süreç içerisinde önem kazanmaktadır.
Haksız fiile uygulanacak faiz, Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 117/2 uyarınca, haksız fiilden doğan tazminat borcunun, ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda temerrüde düşmüş sayılmasını öngörür.
Bu maddeye göre, zarara sebep olan sürücü ya da işleten, kaza tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş kabul edilir ve haksız fiil sorumlusu, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi ödemekle yükümlü olur.
Ancak, sigorta şirketleri açısından durum farklılık gösterir. Trafik kazaları haksız fiil kapsamına girse de, zorunlu trafik sigortası yapan sigortacının temerrüt durumu, kazanın meydana geldiği tarihte başlamaz.
Eğer sigorta şirketine başvurulmadan doğrudan dava açılırsa, sigorta şirketi için temerrüt faizi dava tarihi itibarıyla başlar.